Pazar, Mart 22, 2026

don kiiişot - kanlı kabare - seyfi bey - yalın - haammlet

2026 Şubat ayı özeti... evet evet sadece 18 gün içerisinde bu sanatların hepsine bulundum 
ha ha ha :p thanks to my family!

1. DON QUİXOTE: babun anni ve atik, don kişotun hikayesini anlatan 80 kişilik bir gösteriye gittiler. Çok tahmin olamadılar ama yinede güzel geçtiği söylenebilir. Atikin yeni bir minişi oldu babunundan yıllar sonraaaaa 









2. KANLI KABARE: Evet cnmm don kişot gecesinden sonra babun gitti anneyle biz istanbulda biraz daha kaldık çünküü Okan Bayülgen'in gösterisi olan kanlı kabareye gidecegizz. Gösteri öncesindeki günlerden alamadığım bir bot ve yiyemediğim tatlılar eklerde bulunmaktadır... Bu gösteri de çok tatmin etmemekle birlikte güzeldi. 3 gösteri 3'te 0...













3. SEYFİ BEY: Armağan Çağlayan sayesinde Seyfi beyin hayatını öğrendiğim bu gösteri bu ayın dördüncü ve en tatmin eden gösterisiydi. Hem çok değerli şeyler öğrendim hem de güldüm. Babun da anniş de çok eğlendi. Biraz siyasi yönetime de salladık ne iyi. En güzel gösteri buydu. 
(Bu sakaryadaydı)



4. YALIN: Eveet asıl şubat odağı benim için buradaydı cnm. Çok sevdiğim bir sanatçıyı da canlı görmüş olmak ve çocukluğumun şarkılarını dinlemek çok güzeldi. Tek günlük bir gidiş olduğundan biraz aceleyle gelişmiş oldu hatta Yalın da geç kaldı ve o da aceleci söyledi şarkıları ):) Ama sonuca bakarsak çok güzeldi çok eğlendim. Bol bol video çektim arada izliyorum valla. 
İyi ki annem beni buraya götürdü annem iyi ki var.






5. HAMLET: tam bir anne-çocuk ilişkisi üzerine düşen  bu film annemi çok duygulandırdı. çok yoğun bir film olmasıyla benim tercihim olmayan bir tarz olsa da her anneye tavsiye edebileceğim güzel bir filmdi. Sinema öldü mü bilmiyorum ama aynı hissi vermiyor. Yine de ileride çocukluğumun animasyon filmlerinin devamının geleceğini bilerek heyecanlı hissediyorum. bkz. Toy Story, Ice Age :)





Cuma, Mart 13, 2026

kargoculuk demişken...

buraya birkaç kargoculuk fotosu bırakacağımdır... babamın işini hiç sevmyrm... ama babamı sevyrm ondan yardım edıyrm... artık koltuklu araba istyrm..




























hello ben 4. işime başlıyorum🤓☝🏻

atiş 20 yaşında ve 4. işine başlıyooor. şimdi belki size garip geliyor ohoooh ben 20 yaşımdayken kaç tane il yapmıştık gibisinden ama benim neslimle karşılaştırıldığında bu bir cevherrrr. şimdi sayalım; ilk işim 15 yaşındaydımm arkaplanda barista ve garsomdummm, ikinci işim tabiikide kargoculuk!!! baba mesleği olarak bunu çok aktif olarak öğrendiğimi düşünüyorum (en azından araba kullanmayı biliyorum ve kargoculukta amcamdan iyiyin😝) üçüncü işim!!! öğretmenlik hemde çok hızı gelişti bu konu. rastgele gelen bir teklifle ingilizce öğretmeni oldum 3 dersliğine... açıkçası çok güzeldi bir şeyleri öğretebilmek garip bir şekilde güzeldi becerebildiğimi gerçekten hissettim. tabiiki karşı taraf sebebiyetli olarak devam ettiremedim ama şuan gönüllü olarak yine ingilizce öğretmenliği yapıyorum. (bi ümit belki dönem sonu beni severler ve ücretliye geçerim😇) bilmiyorum ama bildiğim en önemli şey bu öğretmenlik tecrübesiyle umutlanmanın ve ani hevesle hayal kurmanın ne kadar kötü bir şey olupunu öğrendim. konu para gibi ciddi bir mesele olunca tabii.. bende güzel hayaller kurmuştum fakat öğrendim işte hemen heveslenmemeyi. gitti paracıklaaar😿 ama birdaha yapmak isterim, belki kendi bölümüme çeviririm bu durumu zamanla dersler, seminerler, eğitimler veririm özel olarak. öğretmen olmanın en güzel yani özel sektörde tek başına çalışabilmek bence:)))) daha özgürsün ve daha çok kazanıyorsun tabii hayatını planlayıp kedini pazarlarsan ama ben bu konuda kendime güveniyorum ondan cazip geliyor. son ve şuan güncel olan işimize geçelim... aslında bu daha işleşmedi staj olarak pınar ablanın eşi olan ahmet abinin ofisinde gelecek iş imkanlarımdan birisini gözlemliyorumm tam iş sayılmaz şuan ama bir şeylerin ucundan tutuyoruz diyelim. daha iki kez gittim, yarın tekrar gideceğim umarım ki güzel geçer :)) UMARIM Kİ KALICI OLUR kalıcı olsun da ben ordan her türü bir şeyler kazanırım;) iki kere gitmeme rağmen şimdiden ortam ilgi çekici ve yani daha hiçbir seansın görüşmenin içine girmedim yinede 1. sınıftan böyle bir yerde bulunmak çok güzel. bazen inancım çok artıyor kendi kendime diyorum ki; ben harika bir psikolog olucam hatta daha da fazlası türkiyede tanınıcam herkes beni çok sevecek daha da fazlası yeni bir kuram bulucam bir şeyler ortaya çıkarıcam diyorum:) bunlar işte büyük hevesler ama önemli olan burda ben bunları derken bunların gerçekleşmesi değil kendime bu şekilde güvenmem inanmam önemli olan burası benim için
https://drive.google.com/uc?export=view&id=1Vqc09v5L8E-dGNhqgwdZ5mizWP6T41H9

Salı, Mart 03, 2026

06'dan 54'e

​şimdiii baktığımızda bugün 3 Mart yanii 1 yıl önce bu zamanlarda günler sayıyordum takvimimde, belkide 1-2 haftada bir sakaryalara geliyordum 

kimse niye geldin demedi ama kimsede dön buralara demedi

yıllardır istediğim psikoloji bölümüne puanım tutsada çok uzak, kötü üniversite derken elediğimden gidemeyeceği fark edip bari güzel üniversite olsun diyerek gittiğim hacettepem.. ve hala heryerde hacettepe bırakılır mı diyen insanlar...

herkesin belli bakış açısına göre doğru olabilecek bu düşünce benim hedefim doğrultusunda ilerlemediği için ilk aylardan başlamıştı işkencem 

kavgalaaaar, ağlamalar, isteksizlikler derken derken bu yolculuğu zorla tamamladım daha çok olumlu şeylerden bahsetmem gerekirse; üniversite tecrübeme, büyük şehir tecrübeme, ankarada görmek istediğim şeylere değinebilirim :) e bölümle alakam olmayınca baya gezdim haliyle müzeyse müze, sergiyse sergi, tiyatroysa tiyatro hattaaa tolgshow ya tolgshow daha ne olsun

arada korktum yatay geçiş yapamam diye zorluydu, stresliydi ama oralarda geçti... şimdi burada böyle sakin, üstten anlattığıma bakmayın içimde acısı zorluğu detaylı biçimde yaşıyor fakat zaman geçtikçe kötüyü anmanın bir anlamı yok bence

özellikle ah şu tolgshow... 32 diş izlemişimdir hemde 32 dişim olmamasına rağmen 😝 çok eğlendim, çok güzeldi tekrar olsa tekrar giderim doyamadım doyamadım gerçekten çok eğlenceliydi tek başıma gitmiş olsam da büyük bir hayalimi gerçekleştirdiğim için çok mutluyum 

yurt o kadar depresifti ki.. yalnızlık, sefalet, bir yemek yapacaksın diye 3 kat iniyorsun kocaman gocukla amaaan amaan amaaaa atatepe'nin yemekleei ve mamas burger.... asla unutmayacağım arada bir aklıma geliyor burada yediğim yemekler ağzım sulanıyor en çok bunu özledim sanırım

ulaşım zordu ama büyük şehirdir sonuçta ne diyelim.. ben sanatsal olarak romantize ettim de gerisini pek benimseyemedim

şimdi ailemin yanındayım, güzel ya memnunum zaten bildiğim kişiler hem ne zaman canım sıkılda bir şeye diyorum ki şimdi yurtta da olabilirdim.... hemen vazgeçiyorum kendimi üzmekten? bilmiyorum mantıklı hir yöntem mi ama yapıyorum valla arada

burda da yemekler lezzetli hemde bedava bölümde harika şimdiden kurumlara gidiyorum, kitaplar okuyorum, eğitimlere katılıyorum hatta tenise bile başladım insanın kendi evi gibisi yok imkanlar çok daha yüksek kendi kendinle olduğun zaman

empatik yaklaşım, ada yaşam, okul dersinden 4 kurum birde daha gitmediğim tuncay abiden gelen teklifi birleştirirsek 1. sınıfta birçok tecrübem oluyor çok mutluluk verici

herkesi ezip geçicem tecrübemle biliyorum çünkü severek yapıyorum bu işi, benimsiyorum, saldırıyorum 

çok başarılı bir psikolojik danışman olacağım, psikoloji kraliçesi olucam vs  yaa işte nerde ne olurum bilmiyorum ama çok başarılı olacağımı biliyorum 

tenise başlamam kışa denk gelmiş olsa da güzel gidiyor yaz olsa da daha da geliştirsem diye bakıyorum.. birde düzgün oynayacak tenis arkadaşı bulabilsem ne güzel olacak yinede en sonki dersimde hiç top kaçırmadım güzel vuramasam da rallimin iyi olduğuna karşın duyumlar alıyorum heyecanlıyım sonunda bir sporum oldu haftada bir odaklansamda iyi ilerlediğimi düşünüyorum